HEKİM

GINA 2026’da Yenilikler (Preprint)

GINA 2026, GINA 2025’i kökten değiştirmemektedir; ancak akut astım yönetimi, SABA/oksijen kullanımında daha kontrollü yaklaşım, Track 2’de ICS-SABA’nın netleşmesi ve ağır astım biyolojik tedavi seçimi açısından klinik pratiğe yansıyan önemli güncellemeler içermektedir.

1- En önemli güncelleme: Akut astım ve alevlenme algoritmaları

Yetişkinlerde akut astım yönetimi ile ilgili birinci basamak ve acil servis için iki adet yeni akış  şeması ( flow chart) eklenmiş. Astım atağında formoterol + budesonid, ipratropİum, salbutamol, iv magnezyum kullanımı ve ilaç dozları ayrıntılı şekilde ele alınmış. Bu akış şemaları astım atağında daha standardize bir şekilde hastalara yaklaşım sağlayarak rehberi klasik metin ve tablo düzeninden kurtarmış.

2- Astım + anafilaksi varsa adrenalin önce

Akut astım akış şemalarına şu kritik mesaj eklenmiş: Hasta astım bulgularıyla birlikte anafilaksi özellikleri gösteriyorsa önce epinefrin/adrenalin, sonra bronkodilatör verilmelidir. Epinefrin IM veya intranazal verilebilir; intranazal yol küçük çocuklar için uygun değildir.

3- Oksijen kullanımında hedefe yönelik yaklaşım

Astım atağında oksijen hayat kurtarıcı olabilir; ancak hipoksemi yoksa rutin oksijen uygulaması yerine satürasyon takibi ve hedefe yönelik oksijen tedavisi yaklaşımı öne çıkarılmıştır. SpO₂ %92’nin altına düşmedikçe rutin oksijen verilmesi önerilmemiştir.; oksijen veriliyorsa üst hedef yaklaşık %95 olarak belirlenmiştir.

4- SABA kullanımında daha temkinli ve yanıt odaklı yaklaşım

GINA 2026’da, akut alevlenmelerde SABA dozları konusunda 2025’e kıyasla daha temkinli ve yanıt odaklı bir yaklaşım benimsenmiştir. Bunun nedeni, akut astımda fazla SABA kullanımının taşikardi, hipokalemi ve özellikle laktik asidoz riskini artırması olarak belirtilmiş. Laktik asidoz kompansatuvar hiperventilasyona yol açabilir; bu da yanlışlıkla “astım kötüleşiyor” diye yorumlanıp daha fazla SABA verilmesine neden olabilir.

5- ÖDİ kullanım yöntemi ile ilgili öneriler

ÖDİ-spacer (pMDI-spacer, ölçülü doz inhaler-spacer) tekniği daha ayrıntılı ele alınmış. Tek nefes ve nefes tutma tekniği normal kullanımda tercih edilirken, tidal breathing tekniği özellikle okul öncesi çocuklarda ve akut alevlenme sırasında pratik bir seçenek olarak belirtilmiş . Süspansiyon formundaki pMDI’ler her dozdan hemen önce çalkalanması gerektiği vurgulanmıştır.

6- Track 2’de İCS + SABA kullanımı

GINA 2026’da BATURA çalışması sonrası kombinasyon ICS-SABA anti-inflamatuvar reliever (AIR) yaklaşımı Track 2 Step 1’de daha açık şekilde vurgulanmış. BATURA çalışmasına göre as-needed ICS-SABA, SABA-only reliever’a göre ağır alevlenme riskini yaklaşık yarı yarıya azaltmıştır. GINA 2026’da ICS-SABA, Track 2 boyunca daha net tanımlanmış bir anti-inflamatuvar kurtarıcı tedavi seçeneği olarak yer almaktadır.

Ayrıca da Track 1, yani ICS-formoterol reliever yaklaşımı, erişkin ve adolesanlarda tercih edilen ana yol olmaya devam ediyor. Çünkü ağır alevlenme, sistemik steroid maruziyeti ve acil sağlık başvurularını SABA temelli rejimlere göre daha fazla azaltıyor; ayrıca tek ilaç/tek inhaler/tek doz mantığıyla daha basit.

7- Kurtarıcı (reliever) “maksimum doz” dili değişti

GINA 2025’te eylem planlarında “24 saatte maksimum şu kadar inhalasyon/doz” dili daha belirgindi. Örneğin ICS-formoterol için 12 inhalasyon, ICS-SABA için 6 doz/12 inhalasyon gibi sınırlar doğrudan “maksimum” olarak ifade ediliyordu. GINA 2026’da bu dil güvenlik amacıyla değiştirildi: “Maksimum bu kadar kullanabilir” yerine, hasta belirli sayının üzerine çıkıyorsa tıbbi yardım aramalı mesajı öne çıkarıldı. Benzer uyarı SABA için de eklendi.

8- Step 5 ve LAMA/triple tedavi güncellemesi

Erişkin Step 5’te LAMA kanıtı güncellendi. Ek olarak budesonid-formoterol-glikopironyum üçlü kombinasyonu, orta doz ICS-LABA’ya rağmen kontrolsüz astımda seçenek olarak eklendi. Ancak GINA, ICS-LABA-LAMA ile ağır alevlenme azalmasının biyolojik tedavilerle elde edilen azalmadan çok daha düşük olduğunu, buna karşın biyolojik tedaviye uygun olmayan bazı hastalarda üçlü tedavinin faydalı olabileceğini vurguluyor.

9- Ağır astımda yeni biyolojikler ve seçim kriterleri

Ağır astım tedavi seçenekleri genişledi: İlk biosimilar anti-IgE: omalizumab-igec; Uzun etkili anti-IL5 depemokimab, 26 haftada bir enjeksiyon özelliği ile rehberde yer aldı. Depemokimab ağır eozinofilik astımda ≥12 yaş için, CRSwNP’de ≥18 yaş endikasyonları ile yer alıyor. Mepolizumaba iyi yanıtlı erişkin ağır eozinofilik astımda depemokimaba geçiş düşünülebilir; Benralizumaba iyi yanıt alınan hastalar için ise aynı düzeyde bir geçiş önerisi bulunmamaktadır; bu konuda daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğu belirtilmektedir. Ayrıca biyolojik ajan endikasyonları için tablolar rehbere eklenmiş.

10- Obezite ile ilişkili astımda GLP-1 reseptör agonistleri

Obezite-astım multimorbiditesi nedeniyle GLP-1 reseptör agonistleri hakkında da kısa bir güncelleme eklenmiş; gözlemsel verilerin gelecekte astım sonuçlarını iyileştirmede olası bir rol düşündürdüğü ifade ediliyor. 

SONUÇ

GINA 2026, GINA 2025’i tamamen değiştiren bir rehber değil; ancak klinik pratiğin bazı kritik alanlarında yaklaşımı belirgin şekilde netleştirmiştir. En önemli yön değişimi, astım tedavisinde anti-inflamatuvar reliever mantığının daha da merkezileşmesi ve akut astım yönetiminde gereksiz SABA/oksijen kullanımından kaçınılan, daha kontrollü ve algoritmik bir yaklaşımın öne çıkmasıdır. Bunlara ek olarak yeni biyolojik ajanlara yer verilmesi, obeziteye bağlı astımda GLP-1 agonistlerine de değinmesi önemli kısımlardandır.

Ersin Gözcü

Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir